Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Sekreteri Hüseyin AKCA, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan Ülke ve İl Geneli Ortak Yazılı Sınav Sistemi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak eğitimde fırsat eşitliğinin yalnızca sınavların merkezîleştirilmesiyle sağlanamayacağını belirtti. AKCA, OBP adaletsizliğinden öğretmen açığına, not şişirmelerinden e-Okul sistemindeki bürokratik yüke kadar birçok sorunun çözülmesi gerektiğini vurgulayarak Bakanlığı köklü reformlar yapmaya çağırdı.
Demokrat Eğitimciler Sendikası Genel Sekreteri Hüseyin AKCA, ortak yazılı sınav sisteminin ölçme ve değerlendirmede birlik sağlama amacıyla uygulamaya konulduğunu ancak eğitim sistemindeki temel sorunlar çözülmeden bu uygulamanın tek başına adaleti sağlayamayacağını ifade etti. Eğitimde fırsat eşitsizliğinin giderek derinleştiğine dikkat çeken AKCA, sınavların merkezîleştirilmesinin gerçek sorunları çözmek yerine mevcut eşitsizliklerin üzerini örten bürokratik bir düzenlemeye dönüşmemesi gerektiğini belirtti.
“OBP adaletsizliği ve not şişirmeleri giderilmeli”
Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirmelerinde önemli bir etkiye sahip olan Ortaöğretim Başarı Puanı’nın (OBP) mevcut uygulamasında okullar arasında ciddi farklılıklar bulunduğunu belirten AKCA, okuldan okula ve öğretmenden öğretmene değişen notlandırma anlayışının öğrencilerin geleceğini etkileyebildiğini söyledi. Özellikle devlet ve özel okullar arasındaki notlandırma farklılıklarının öğrenciler arasında haksız rekabete yol açabildiğini ifade eden AKCA, ortak yazılı sınavların bu sorunu kökten çözüp çözemeyeceğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini dile getirdi.
Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında yaşanan sınav baskısına ve geçmişteki TEOG uygulamasında gündeme gelen yüksek okul notları tartışmalarına da değinen AKCA, kontrolsüz notlandırmanın yeni bir haksızlık alanı oluşturmaması gerektiğini belirtti. Ortak sınav sisteminin okul notlarındaki keyfî uygulamaları önleyerek güvenilir ve adil bir değerlendirme zemini oluşturup oluşturamayacağının kamuoyuna açıklanmasını isteyen AKCA, öğrencilerin dershane bağımlılığını ve sınav yarışını azaltacak kalıcı çözümlere ihtiyaç olduğunu vurguladı.
“Not manipülasyonlarına ve hayalet sınıflara karşı etkin denetim şart”
Özellikle lise son sınıflarda OBP avantajı elde etmek amacıyla öğrencilerin okul değiştirmesi ve bazı özel öğretim kurumlarında yüksek not uygulamalarına ilişkin iddiaların dikkatle incelenmesi gerektiğini belirten AKCA, hayalet okul ve sınıf uygulamaları ile not manipülasyonlarına karşı tavizsiz bir denetim mekanizması kurulmasını istedi.
AKCA, öğrencilerin akademik başarılarının gerçek öğrenme düzeylerini yansıtması gerektiğini ifade ederek parası olanın daha yüksek notlar üzerinden avantaj elde edebildiği yönündeki algının eğitim sistemine duyulan güveni zedelediğini söyledi. Ortak sınav uygulamasının bu tür sorunları önleyecek somut denetim ve güvenlik mekanizmalarıyla desteklenmesi gerektiğini kaydetti.
“Eşit sınav, eşit eğitim imkânı anlamına gelmez”
Okullar arasındaki fiziki imkân, öğretmen kadrosu ve eğitim kalitesi farklılıklarının devam ettiğini belirten AKCA, bazı okulların modern laboratuvarlara ve yeterli sayıda kadrolu, uzman öğretmene sahip olduğunu, bazı okullarda ise öğretmen açığının ücretli veya görevlendirme öğretmenlerle kapatılmaya çalışıldığını ifade etti.
Öğretmen açığı nedeniyle derslerin boş geçebildiğini, bazı okullarda branş dışı görevlendirmelerle eğitim faaliyetlerinin sürdürülmeye çalışıldığını belirten AKCA, yeterli eğitim imkânına sahip olmayan öğrencilerin aynı sınav sorularıyla değerlendirilmesinin tek başına adalet anlamına gelmeyeceğini söyledi.
AKCA, “Bir tarafta yeterli öğretmen kadrosu, laboratuvarı ve eğitim materyalleri bulunan okullar; diğer tarafta öğretmen açığı ve imkân yetersizliğiyle mücadele eden okullar var. Bu koşullarda bütün öğrencileri aynı sorularla değerlendirmek, eğitimdeki eşitsizlikleri ortadan kaldırmaz. Öğretmeni olmayan, dersi boş geçen veya alanında uzman öğretmenden eğitim alamayan öğrencilerin mağduriyeti nasıl giderilecektir?” değerlendirmesinde bulundu.
Eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanabilmesi için öğretmen açıklarının kadrolu ve güvenceli istihdamla kapatılması, okulların fiziki ve pedagojik imkânlarının iyileştirilmesi ve her öğrencinin nitelikli eğitime erişiminin güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.
“Öğretmenler veri giriş operatörüne dönüştürülmemeli”
Ortak yazılı sınav uygulamasının öğretmenlere getirdiği iş yüküne de dikkat çeken AKCA, sınav sonuçlarının yalnızca toplam puan olarak değil, öğrenci ve soru bazında ayrıntılı biçimde e-Okul sistemine girilmesinin ciddi bir bürokratik yük oluşturduğunu ifade etti.
Özellikle yüzlerce öğrencisi bulunan branş öğretmenlerinin binlerce, hatta on binlerce veri girişini manuel olarak yapmak zorunda kalabildiğini belirten AKCA, kullanıcı dostu olmayan sistemler nedeniyle öğretmenlerin önemli bir zamanını ekran başında veri girmekle geçirdiğini söyledi.
Öğretmenlerin asli görevinin eğitim ve öğretim faaliyetlerini yürütmek olduğunu hatırlatan AKCA, teknolojik altyapısı yeterince hazırlanmadan uygulamaya geçirilen süreçlerin eğitimcileri gereksiz iş yükü altında bıraktığını dile getirdi.
AKCA, soru bazlı puanların optik formlar, tarama sistemleri, mobil uygulamalar veya uygun dijital entegrasyonlarla e-Okul’a otomatik aktarılabileceğini belirterek Millî Eğitim Bakanlığına pratik ve işlevsel bir çözüm geliştirme çağrısında bulundu. Bu altyapı kurulana kadar öğretmenlerin üzerindeki dijital iş yükünün azaltılması gerektiğini de sözlerine ekledi.
“Eğitimde adalet, köklü reformlarla sağlanır”
DES Genel Sekreteri Hüseyin AKCA, ortak yazılı sınav sisteminin eğitimde ölçme ve değerlendirmeyi iyileştirebilmesi için daha kapsamlı politikalarla desteklenmesi gerektiğini belirterek Millî Eğitim Bakanlığına şu çağrılarda bulundu:
– Okullar arasındaki fiziki ve pedagojik imkân farklılıkları giderilmeli, her öğrenci nitelikli eğitime erişebilmelidir.
– Öğretmen açıkları kadrolu ve güvenceli istihdamla kapatılmalı, branş dışı görevlendirmelerin önüne geçilmelidir.
– OBP uygulamasındaki eşitsizlikler ele alınmalı, özel öğretim kurumlarında yaşanabilecek not manipülasyonlarına ve usulsüzlüklere karşı etkin denetim sağlanmalıdır.
– LGS ve YKS süreçlerinde öğrenciler arasında haksız rekabete neden olan uygulamalar ortadan kaldırılmalı, güvenilir ve şeffaf bir değerlendirme sistemi oluşturulmalıdır.
– Öğretmenlerin e-Okul üzerinden yürüttüğü işlemler kolaylaştırılmalı, soru bazlı puanların otomatik aktarılmasını sağlayacak teknolojik altyapı kurulmalıdır.
AKCA, açıklamasının sonunda eğitimde adaletin yalnızca sınavların merkezîleştirilmesiyle sağlanamayacağını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Çocuklarımızın geleceği içi boşaltılmış başarı göstergelerine, öğretmenlerimizin emeği ise hantal sistemlerin veri giriş yüküne kurban edilemez. Eğitimde gerçek fırsat eşitliği; okulların imkânlarını eşitlemekten, öğretmen açığını gidermekten, liyakati ve şeffaflığı esas almaktan geçer. Millî Eğitim Bakanlığını günübirlik ve yüzeysel düzenlemeler yerine, parasız ve nitelikli kamusal eğitimi esas alan, eğitim çalışanlarının insanca çalışma koşullarını gözeten ve bütün öğrenciler için adaleti güvence altına alan köklü reformları hayata geçirmeye çağırıyoruz.”
